21 Kasım 2020 Cumartesi

İlaç Bilimi: Amfenikoller

Bakterilerin protein sentezini bozarak bakteriostatik etki gösteren geniş spekturumlu bir antibiyotiktir. Spekturumu geniş olmasına rağmen, ciddi yan etkilerinin olması, irreversibl olarak anemiye sebep olması ve bazı bakteriler de tezistans oluşmasından dolayı günümüz de önemi azalmış antibiyotik grubudur. Kloramfenikole oranla aplastik anemi riski daha az olan tiamfenikol ile kloramfenikol bu grupta bulunan iki ilaçtır.

 

H.influenza ya bağlı menenjit, tifo, beyin apsesi, riketsia ve bazı anaerob enfeksiyonlarla, diğer ilaçların etkili olamadığı vakalar da kullanırlar. Yetişkinler de oral İ.M, İ.M yolla günde 3-4 defa 250 – 500 mg dozunda kullanılır.

 

Bulantı, kusma, ishal, stomatit, baş ağrısı, ruhsal depresyon, delirium hali, bazen konfüzyon, aplastik anemi, kemik iliği depresyonu, aallerjik reaksiyonlar ve gri sendrom kloramfenikolün sebep olduğu başlıca yan etkilerdir.

Fosfodiesteraz İnhibitörleri: TEOFİLİN

Kahvede bulunan kafein gibi ksantin türevi olan teofilin uzun yıllardan bu yana kullanılmakta olan eski ama önemini kaybetmeyen bir ilaçtır. Teofilin, bronş düz kaslarını gevşetir, zayıflamış diyafrağma kasının kasılma gücünü arttırır, bronş darlığı ve enflamasyon yapıcı endojen maddelerin salıverilmesini inhibe eder. Santral sinir sistemini ve solunum merkezini uyarır, zayıf diüretik etki gösterir, kalbin kasılma gücünü ve atım sayısını arttırır. Teofilinin özellikle akciğerlerdeki mast hücrelerinden antijen antikor birleşmesi sonrasında ortaya çıkan histamin gibi bronkokonstriktör etkili endojen otokoidlerin salıverilmesini inhibe edici etkisi ve bronkodilatör etkisi sebebiyle astma tedavisinde sık kullanılan bir ilaçtır.

 

Teofiline karşı tolerans gelişmez. Teofilin, mukoza üzerinde tahriş edici etkisi olduğu için İnhalasyon yoluyla kullanılmaz. Astmada profilaktik olarak ya da akut kriz esnasında kullanılır.

Farmakoloji: Sülfonomidler İlaç Grupları

 

Kullanıma ilk giren antibiyotiklerden olan sülfonomidler, geniş spekturumlu dolayısıyla uzun yıllar kullanmışlardır. Etkili başka antibakteriyel ilaçarın kullanıma girmesi ve bakterilerde gelişen rezistans nedeniyle eski önemini kaybeden sülfonomidler, duyarlı bakterilerin folik asit sentezi için ihtiyaç duydukları PABA (para amino benzoik asit) yapımı engelleyerek bakteriostatik etki gösterir. BOS hariç diğer vücut bölümlerine iyi nüfuz eden sülfonomidler, böbreklerle itrah edilir. Streptekoksik pnömoni, B. Antracis, E.koli, aktinomçiesler, V.kolera, C.difteri, toksaplazma, klamidya trakomatis, H.influenza ve bazı enterobakterlerin sebep olduğu enfeksiyonlarda kullanılırlar.

 

Kısa, orta ve uzun etkili olarak da sınıflandırılan sülfonomidlerden, kısa ve orta etkili sülfonomidler daha çok tercih edilir. Kısa ve orta etkili sülfonomidler, duyarlı mikroorganizmaların sebep olduğu üriner kanal ve sindirim kanalı enfeksiyonlarında kullanılır. Bu grupta en çok kullanılan ilaç; Ko-trimaksazol adıyla bilinen ilaçtır.

Proteinlerin Görevleri Nelerdir

 Proteinlerin Görevleri

  • Proteinlerin ilk görevi büyüme, vücudun gelişmesi ve vücut doku ve hücrelerinin onarımını sağlamaktır. Daha sonra ise kasları ve kemikleri meydana gelmesinde büyük rol oynar.
  • Proteinler hücrelerin yapı taşıdır.
  • Bireylerin hastalık ve enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemi ve vücut direncinin güçlenmesini sağlar.
  • Vücudumuz da ki enzim ve hormonların yapısına katılarak metabolizmasının çalışmasında katkıda bulunmaktadır.
  • Hücre içi (intrasellüler sıvı) ve hücre dışı (ekstasellüler sıvı) sıvıların dengede tutulmasını sağlar.
  • Yağlar ve karbonhidratlardan sonra vücudun ihtiyacı olan enerji ihtiyacı için kullanılır.


Protein Kaynakları Nelerdir ? Proteinler Hangi Besinlerde Bulunur ? 

Bitkisel ve hayvansal besinler, içerisinde bulunan protein bakımından farklılık gösterebilmektedir. Alınan bu besinlerden vücudun yararlandığı protein miktarı da değişiklik gösterebilir. Et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri ve yumurtada protein oranı %80 – 85’i, tahıllar ve kuru baklagillerdeki protein oranı ise %50 – 70’tir. Ayrıca anne sütü ve yumurtadaki proteinin %100’ünden faydalanılabilmektedir.

 

Yumurta, et ve süt ürünlerinden alınan hayvansal proteinler, insan vücudunun büyüme ve gelişmesinde, hücrelerin de onarımı için gerekli olan tüm amino asitleri içermektedir. Bu sebeple hayvansal proteinlerde yüksek kalitede proteinler bulunmaktadır. Bitkisel besinlerde ise, hayvansal besinlere oranla daha az miktarda amino asit bulunmaktadır.

Kan Basıncı Ölçme Tekniği

Kan Basıncı Nasıl Ölçülür? Adım adım teknikleri uygulayarak tansiyon ölçme işlemi yapacağız.



-        Malzeme hazırlanmadan önce ve sonra eller yıkanır.

-        Yapılacak işlem hastaya önce açıklanır.

-        Ölçüm için uygun olan kol seçilir. Kan basıncının ölçüleceği kolda IV infüzyon olmaması, o tarafta lenf hastalığı, meme veya koltukaltı ameliyatı geçirmiş olmaması gerekir.

-        Hasta oturur pozisyonda ön kol yastıkla destekleyerek kalp hizasına getirilir.

-        Bracial arter dirseğin iç kısmı palpe edilerek bulunur.

-        Tansiyon aletinin manşeti dirseğin 2.5 – 5 cm üzerine gelecek şekilde kola sarılır.

-        Manşetin sıkı veya gevşek sarılması hatalı sonuç vereceğinden manşetin altına iki parmaktan fazlasının girmemesi manşetin doğru sarıldığını gösterir.

-        Steteskopun kulaklığı gaz beziyle silinerek kulağa takılır

-        Steteskop diyafragmı manşetin altına girmeden bracial arterin üzerine konur ve sol el ile tutularak yerinde kalması sağlanır.

-        Tansiyon aletinin puar vidası sağ elin baş ve işaret parmağı arasında sıkıştırılarak içine hava pompalanır.

-        Kişinin normal sistolik basıncının 200-300 mmHg üzerine çıkıncaya kadar manşet şişirilmeye devam edilir.

-        Puar yavaş yavaş açılarak manşetin içindeki hava boşaltılırken manometre dikkatlice gözlenir.

-        Net olarak duyulan ilk ses sistolik basıncı verir. En son duyulduğu yer ise diastolik basınçtır.

-        Kişinin kolunda oluşan basıncı ortadan kaldırmak için diastolik basıncın son duyumundan sonra manşetin havası hızla boşaltılır.

-        Alınan değerin doğru olduğundan emin olmak için 30 saniye beklendikten sonra işlem tekrarlanır.

-        Çıkan sonuç gözlem kağıdına kaydedilir. Kan basıncı kaydedilirken önce sistolik sonra diastolik basınç yazılır.

Örneğin sistolik basınç 110 mmHg ve diastolik basınç 80 mmHg ise kan basıncı değeri 110/80 mmHg’dir. Saat ve tansiyon alınırken hastanın pozisyonu mutlaka belirtilmelidir.

-        Malzemeler koldan çıkarılır ve rahat bir pozisyon verdirilir.

-        Malzemeler kaldırılır ve eller yıkanır.

 

 

Kan Basıncını Sağlayan Faktörler

 Organizma çeşitli mekanizmalardan yararlanarak kan basıncının denetimini sağlar. Bu mekanizmalar:

a) Dolaşımdaki Kanın Volümü: Yetişkin bir bireyin kan volümü ortalama 5000 ml’dir. Dolaşımdaki kan miktarı arttıkça kan basıncında yükselme olur. Buna karşılık kan miktarında azalma ise kan basıncını düşürür.


b) Kanın Akışkanlığı (vizkozitesi): Vizkosite kanın yoğunluğunu gösterir. Bu özellik kanın içinde bulunan eritrosit ve plazma proteinlerinin miktarına bağlı olarak değişir. Bunların sayısındaki artış kanın damar içinden geçişini hızlandırdığından kan basıncında düşmeye sebep olur.


c) Kalp Debisi ( Kalbin Pompalama Kabiliyeti): Kalbin kasılma gücü ve bir dakikada attığı kan miktarı kan basıncını etkiler. Kalpten arterlere fazla miktarda kan pompalandığında özellikle sistokil basınçta yükselme olu. Gereğinden az miktarda kan pompalanacak olursa kan basıncında düşme görülür.


d) Arterlerin Durumu ( Elastikiyeti ve Gerilim Özelliği): Arter duvarı normalde esnek bir yapıya sahiptir. Kalpten aortaya ve büyük arterlere kan pompalandığında arterler esneyerek genişler ve kanın damar içinde kolayca akmasını sağlar. Ancak yaş ilerledikçe damar duvarları giderek esneme ve gerilim yeteneğini kaybeder. Yine arterioskleroz gibi bazı hastalıklar da damar duvarının elastikiyetini azalttığından damarın, içinden geçen kan akımına karşı gösterdiği direnç artar ve kan basıncı yükselir.


e) Hormon ve Enzimler: Hormon ve enzimler kan basıncının yükselmesinde ve düşmesinde önemli role sahiptirler. Örneğin epinefrin periferik kan damarlarında vazokontriksiyona sebep olur ve bu durum damar direncini artırdığından kan basıncının yükselmesine sebep olur.


f) Periferik Direnç: Bu direnç arteriollerde gözlenir. Arteriollerin çapında genişleme meydana gelecek olursa tansiyon düşer, daralma meydana gelecek olursa direnç artacağından tansiyon yükselir.

Tansiyon Nasıl Ölçülür ?

 Tansiyon ölçmedeki amaç: Arterlerdei maksimum ve minimum basın arasındaki farkı belirleyerek kalp ve damarların durumunu tespit etmek ve çalışma düzeyleri hakkında bilgi sahibi olmaktır. Kan basıncı direkt ve indirekt olarak ölçülür.

  • Direkt Ölçüm:  Brakial, femoral, radial veya dorsal pedal arterler kullanılır. Hastanede steril ortamda bazı kalp hastalıklarının kesin teşhisi amacıyla hateterle girilir ve manometreye bağlanarak ölçüm yapılır.
  • İndirekt Ölçüm: Kan basıncını tansiyon aleti (sigmomanometre) ve steteskop yardımı ile ölçülmesidir.


Kan basıncının ölçülmesinden önce ölçülürken dikkat edilmesi gereken hususlar:

-Kan basıncı ölçülerek kişi dinlenmiş ve rahat olmalıdır.

-Kişinin yarım saat öncesine kadar fazla besin tüketmemiş olması gerekir.

-Yorucu aktivite yapmamış olmalıdır.

-Hastaya açıklama yapılması anksiyetesini azaltır.

-Kan basıncı hasta otururken yada yatarken ölçülmelidir.

-Oda ısısı çok soğuk veya sıcak olmamalıdır.

-Hastanın kolu kalp hizasında olmalıdır.

-Tansiyon aletinin manşeti normalden kalın ve ince olmamalıdır, çok sıkı veya gevşek sarılmamalıdır.

-Manşet yavaş yavaş şişirilmelidir.

-Steteskop diaframı kolda arter konularak manşetin havası yavaşça indirilmeye başlanmalıdır.

-Steteskopta duyulan ilk ses maksimum tansiyonu, sesin kesildiği an ise minumum tansiyonu ifade eder.

-Özellikle ilk ölçümde kan basıncı her iki koldan alınmalıdır.

Diğer ölçümlerde ise kan basıncının yüksek olduğu taraf kullanılmalıdır.


Kan Basıncının Ölçülmesinde Kullanılan Araç ve Gereçler – Tansiyon Ölçmek İçin Gereken Aletler

  • Tansiyon aletleri
  • Steteskop
  • İki adet gazlı bez
  • Kalem ve kağıt
  • Kağıt torba